Total Omuz Protezi

Total omuz protezi nedir, hangi hastalara total omuz protezi ameliyatı yapılır?

Total omuz protezi, omuz ekleminde artroza (kıkırdak aşınması, kireçlenme) bağlı ciddi ağrısı ve hareket kısıtlanması olan hastalarda ağrıyı geçirmek, eklem hareket açıklığını yeniden sağlamak ve yaşam kalitesini arttırmak için kullanılan omuz protezi modelidir. Total omuz protezi ameliyatının amacı hastaya normal omuz fonksiyonlarını yeniden kazandırmak ve ağrıdan kurtarmaktır. Total omuz protezi hastaların ağrılarının şiddetlendiği, ağrının hastanın gece uyumasına, günlük olağan işlerini yapmasına, kolunu kullanmasına engel olduğu dönemde seçilecek etkili, güvenilir bir tedavi yöntemidir.

Total omuz protezinin parsiyel omuz protezinden farkı nedir?

Parsiyel omuz protezi özellikle yaşlı hastalarda kol kemiğinin (humerus) üst ucunda omuzla eklem yaptığı bölgede oluşan kırıkların tedavisinde kullanılır. Parsiyel omuz protezi tek taraflıdır, yani yalnızca kol kemiğinin üst bölümüne uygulanır. Total omuz protezi ise omuz ekleminin artrozunda kullanılır ve çift taraflıdır. Hem kol kemiğinin üst bölümüne hem de kolun kürek kemiği ile eklem yaptığı bölgeye, glenoid adı verilen bölgeye uygulanır.

Omuzda artrozun ortaya çıkma nedeni nedir?

Artrozun ortaya çıkmasında geçirilmiş yaralanmalar, genetik yapı ve yaş önemli rol oynar. Her insanın her eklemi yaşla birlikte doğal süreç içinde aşınır. Bu olağan bir süreçtir, tıpkı yaşın ilerlemesiyle birlikte saçların kırlaşması, cildin kırışması, gözlerin zayıflaması gibi. Genç yaşlarda geçirilmiş bir yaralanma kıkırdak hasarına yol açarak ileri yaşlarda gelişebilecek ciddi kıkırdak aşınmasına zemin hazırlayabilir.

Omuzda artrozun protez dışında başka bir yöntemle tedavi edilmesi mümkün değil midir?

Hastaların ağrısının çok şiddetlenmediği dönemde konservatif tedavi denilen bir takım ameliyat dışı tedavi yöntemleri kullanılabilir. Uygulanabilecek başlıca tedavi yöntemleri egzersiz, ağrı kesici ilaçlar, kıkırdak besleyici ilaçlar (glukozamin ve kondrotin tabletleri) ve fizik tedavi olarak sıralanabilir.

Omuz protezi ameliyatına karar verirken nelere dikkat edilmelidir?

Omuz protezi ameliyatına karar vermede en önemli neden hastanın ağrısıdır. Yukarıda da bahsedildiği gibi ağrı kontrol altına alınamayacak kadar şiddetlendiğinde, omuz hareketleri kısıtlandığında ve hastanın günlük yaşamını engellediğinde total omuz protezi ameliyatına karar verilir. Diğer önemli nokta hastanın yaşıdır. Omuz protezi ameliyatı zorunlu haller dışında mümkün olduğu kadar geç yaşta yapılmalıdır. Ancak hastanın çok şiddetli ağrısının olduğu ileri derece artrozlu hastalarda erken yaşta da ameliyat kararı verilebilir.

Total omuz protezi ameliyatı nasıl yapılır?

Omuz protezi ameliyatı ortopedinin büyük ve önemli ameliyatlarından biridir. Ameliyatın bu konuda eğitim almış personelin bulunduğu, sterilizasyon şartlarının sağlanmış olduğu ameliyathanelerde yapılması önemlidir. Ameliyat sırasında hastaya genel anestezi uygulanır. Ameliyat süresi yaklaşık 2 saattir. Ameliyatta omuzdaki hasarlanmış kıkırdak dokular çıkarılarak yerine özel metallerden üretilmiş protez implantlar konulur.

Ameliyattan sonra hasta ne kadar hastanede kalır?

Ameliyat sonrası genelde hastane yatış süresi 3-4 gündür. Hasta ameliyatın ertesi günü yürüteç yardımıyla yürütülür. Desteksiz ayağa kalkarak yine yürüteç yardımıyla kendi ihtiyaçlarını karşılayacak hale gelmesi 3-4 gün sürer.

Total omuz protezi ameliyatı sonrası komplikasyon riski var mıdır?

Her ameliyatta olduğu gibi total omuz protezi ameliyatlarında da belirli riskler söz konusudur. Bunların en sık görüleni enfeksiyon riski yani mikroplarla oluşan iltihabi durumdur. Bunun oranı yüzde 1 kadardır. Bir diğer önemli komplikasyon bacaklardaki toplar damarlarda kan pıhtılarının oluşması nedeniyle olan tıkanmadır. Ancak bu komplikasyonlar hastaları korkutmamalıdır. Çünkü total omuz protezi ameliyatı yapılacak hastalara ameliyat öncesinde mutlaka bu riskler açısından kan tahlilleri ve gerekirse daha ileri inceleme yöntemleriyle araştırmalar yapılmakta, ayrıca ameliyat sonrasında enfeksiyon riski açısından özel antibiyotikler, kan pıhtısı oluşmaması için de özel kan sulandırıcı ilaçlar kullanılmakta, böylelikle riskler en az düzeye çekilmeye çalışılmaktadır.